“Mümine bir hastalık gelir ve şifa bulursa, hastalık onun geçmiş günahlarına kefaret, geri kalan hayatı için bir öğüt olur”
Hastalıklar duayı öğretir
Keyfimiz yerindeyken diğer insanların yaşadığı zorluklar, keder ve hastalıklar bizim adresimize uğramaz sanırız. Biliriz oysa bedene ve maneviyata ait musibetlerin her türlüsü bizler içindir.
Kimine göre zulmet, kimine göre de nimettir bu istenmeyen davetsiz misafir. Kişi seyr-u sülûk haliyle yol alıyorsa, hastalıkları Rabbi’nin onu sevmesinin, O’na yakınlaşmasını istemesinin bir nişanesi görür. Kalbiyle Mevlası arasında uçurumlar varsa hastalık onun için zulüm olup, isyanını artırır.
perdedir. Bu sebeple hastalığın imtihanımız olduğunu bilmeli ve o günlerimizde bize desteğini esirgemeyen dostlarımızın iyiliklerini sağlığımıza kavuşunca unutmamalıyız.
Her şeyden önemlisi de sağlıklı olmamıza rağmen hayattan zevk alamıyor ve ibadetlerimizi yerine getiremiyorsak, tüm işlerimize kısa bir ara verip hastaneleri ve mezarlıkları ziyaret etmeli, ibadet ve iyiliğe henüz vaktimiz olduğunu düşünüp şükretmeliyiz.
Hülya BALÇIN
Mürşid ile Tevbeye Mecbur muyuz?
