İnsan, sahip olduğu imkânlarla değil; ihtiyaç duyduğu hâlde paylaşabildiği ölçüde gerçek cömertliği ve mertliği yaşar. Varlığın içinden vermek elbette kıymetlidir. Ancak asıl fedakârlık, kişinin kendisinin de ihtiyaç duyduğu bir nimeti Allah rızası için kardeşiyle paylaşabilmesidir. İşte bu, Kur’an ve sünnet ahlakının en güzel tezahürlerinden biridir.
Şeyh Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni Hazretlerinin şu hikmetli sözü bu hakikati özetlemektedir:
“Varlıktan infak etmek cömertlikten değildir. İhtiyacın olduğu hâlde verdiğin mertliktendir.”
Bu söz, infakın yalnızca maddi bir yardım olmadığını; aynı zamanda ihlas, teslimiyet ve Allah’a güvenin bir göstergesi olduğunu hatırlatmaktadır.
İnfakın Gerçek Manası
İnfak, Allah’ın rızasını kazanmak için maldan, zamandan, bilgiden ve imkânlardan paylaşmaktır. Ancak Kur’an-ı Kerim, en faziletli infakın insanın sevdiği ve değer verdiği şeylerden vermesi olduğunu bildirir:
“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz.” (Âl-i İmrân, 92)
Gerçek zenginlik, çok mala sahip olmak değil; paylaşabilen bir kalbe sahip olmaktır.
Mertlik Nedir?
Mertlik, zor zamanda doğruluktan ayrılmamak, ihtiyaç sahibini kendi nefsine tercih edebilmektir. İnsan kendi ihtiyacını ikinci plana koyarak Allah rızası için bir başkasına el uzattığında, bu davranış hem dünyada hem ahirette büyük mükâfatlara vesile olur.
İnfak edilen her lokma, uzatılan her yardım eli ve edilen her samimi destek, Allah katında karşılıksız kalmaz.
Sonuç
Bugün çevremize baktığımızda yardıma muhtaç nice insan görüyoruz. Belki verecek çok malımız yok; ancak paylaşacak bir lokmamız, bir tebessümümüz veya destek olacak bir sözümüz mutlaka vardır.
Allah, infak edenlerin bereketini artırır, kalplerine huzur verir ve onları rahmetiyle kuşatır. Rabbimiz bizleri paylaşmayı seven, infakı hayatının bir parçası hâline getiren kullarından eylesin.
Allah razı olsun.




