İnsan, hayatı boyunca daha fazlasını ister. Daha fazla mal, daha fazla imkân, daha fazla kazanç… Fakat çoğu zaman gerçek huzurun çoklukta değil, Allah Teâlâ’nın verdiğine gönülden razı olmakta gizli olduğunu unutur. Kanaat, müminin kalbini dünya hırsından koruyan en büyük nimetlerden biridir.
Resimde yer alan şu hikmetli dua bu hakikati veciz bir şekilde ifade etmektedir:
“Rabbim! Verdiğin rızıkla beni kanaatkâr kıl. Bana verdiklerini hakkımda hayırlı ve bereketli eyle. Elde edemediğim her hayırlı şeyin yerine daha hayırlısını nasip et.”
— Şeyh Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni (k.s.)
Bu dua, yalnızca rızık istemeyi değil; verilen nimetin bereketini, kalbin huzurunu ve Allah’ın takdirine teslim olmayı da öğretmektedir. Çünkü gerçek zenginlik, sahip olunan malın çokluğu değil; gönlün kanaatle dolu olmasıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Gerçek zenginlik mal çokluğu değil, gönül zenginliğidir.” (Buhârî, Rikâk 15; Müslim, Zekât 120)
Bugün birçok insan sahip olduklarına değil, sahip olamadıklarına odaklanarak huzurunu kaybetmektedir. Oysa Allah Teâlâ kulu için bazen vermeyerek de hayır murat eder. Mümin, her durumda Rabbine güvenmeli, sabır ve şükürle yaşamını sürdürmelidir.
Kanaat eden kimse, nimetin kıymetini bilir. Şükreden kulun rızkı bereketlenir, kalbi huzur bulur ve hayatı manevi anlamda zenginleşir. Rabbimiz bizleri verdiğine razı olan, şükreden ve her hâlinde O’na teslim olan kullarından eylesin.
Âmin.
Nasihatlerden
Güncel
Kanaatin Bereketi: Rızkın Gerçek Zenginliği

Okuma süresi: 2 dakika
Etiketler



