İnsanı ayakta tutan yalnızca bedeninin kuvveti değildir; asıl kuvvet, kalbin Allah’a bağlı olmasıdır. Kur’ân-ı Kerîm’in rehberliği, Resûlullah Efendimiz’in (s.a.v.) sünneti ve güzel ahlâk ile yaşayan bir toplum, fitnelerin karşısında dimdik durur. Çünkü Allah’ın nuru bulunan yerde karanlık barınamaz.
Sultan Şeyh Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni Hazretleri (k.s.), bu hikmetli sözüyle bizlere Kur’ân-ı Kerîm’e, sünnet-i seniyyeye ve güzel ahlâka sımsıkı sarılmanın önemini hatırlatmaktadır:
“Bir yerde insanlar Kur’ân’a, sünnete ve âdâba sarıldığı zaman şeytan zelil olur; büyük zincirlerle bağlanır.”
Sultan Şeyh Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni (k.s.)
Şeytanın en büyük arzusu, insanı Rabbinden uzaklaştırmak, kalbine gaflet düşürmek ve kardeşlik bağlarını koparmaktır. Fakat Kur’ân tilavetinin eksik olmadığı, sünnetin yaşandığı ve edebin hâkim olduğu evlerde, camilerde ve gönüllerde onun tuzakları tesirsiz kalır.
Kur’ân, yalnızca okunan bir kitap değil; yaşanması gereken ilâhî bir hayat nizamıdır. Sünnet ise bu hayatın en güzel örneğidir. Edep ise insanı yücelten, ilmi bereketlendiren ve ibadetleri güzelleştiren en kıymetli süstür. Edebin olduğu yerde saygı vardır, merhamet vardır, birlik vardır. Bu da şeytanın en çok korktuğu hâllerden biridir.
Bugün İslâm ümmeti olarak yeniden Kur’ân’a yönelmeye, sünneti öğrenmeye ve güzel ahlâkı hayatımıza taşımaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır. Evlerimizi Kur’ân sesiyle, dilimizi zikirle, gönlümüzü muhabbetle süslediğimizde Allah’ın izniyle huzur ve bereket hayatımıza hâkim olacaktır.
Rabbimiz bizleri Kur’ân-ı Kerîm’e sımsıkı sarılan, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sünnetini yaşayan, edep ve takvâ sahibi kullarından eylesin. Âmin.




