Nefsin Üç Gücü ve İnsan Davranışları
Ahlak ve Nefis İlişkisi
Ahlakın adamına göre farklılık göstermesinin nedeni, nefistir.
Nefsin üç gücü vardır ve bunlara da nefis adı verilir. Bunlar sırasıyla şunlardır:
zorlama olmaksızın doğuştan gelen seciye ve tabiat mahiyetinde mevcuttur.
Tabiatında kötü alışkanlıklar baskın olan kişinin durumu; nefs-i natıka’sının zayıflığından, cevherinin kötülüğünden kaynaklanır. Erdemlerle birlikte rezilliklere de sahip olan kişinin ise nefs-i natıka’sı orta halli olur.
İnsanların büyük çoğunluğu bu alışkanlıkları, güzeli ve çirkiniyle bütün ahlakları, huyları kendi fiilleri sonucu edinirler. Bu hususta insanın büyüdüğü ortam, içinde yaşadığı, tanık olduğu, yakın temasta bulunduğu çevrenin, döneminin toplum liderlerinin, kendisini uyarma konumunda olan kişilerin, toplumsal mertebelerine gıpta ile baktığı kimselerin tavrı belirleyici olur.
Özellikle çocuklar, ahlaklarını zamanlarının çoğunu beraber geçirdikleri, iç içe yaşadıkları kimseler yani anne ve babalarından, aile çevrelerinden ve aşiretlerinden alırlar. Şayet yukarıda yakın çevresi olarak anılanlar, kötü ahlaklı, çirkin tavırlı kimseler iseler, aralarında büyümekte olan çocuk da kötü ahlaklı ve çirkin alışkanlıklara sahip bir kişi olur.
Hatırdan çıkarılmamalıdır ki çocuk, topluma liderlik edenleri, yüksek mertebelerde olanları algılamaya başladığında onların mertebelerine gıpta ile bakacağı için onlara benzemeye, onların ahlakıyla ahlaklanmaya kısaca onları örnek almaya başlar. Eğer bu liderler temiz bir ahlaka, güzel bir hayat tarzına sahip iseler, onlara benzemeye çalışan kimse de güzel ahlaklı olur, hoşnut bırakıcı bir hayat tarzını benimser. Yok eğer cahil kötü kimseler iseler, kendilerine gıpta eden, yollarını izleyen kimse de kötü bir cahil olarak ortaya çıkar.
İnsanların büyük çoğunluğunun ahlakının durumu budur. Çünkü onların tüm davranışlarına cehalet, kötülük, pislik, utanmazlık, kıskançlık egemendir. İnsanlar doğaları gereği birbirlerini taklit ederler, izlerler. Tabi konumunda olan her zaman metbu olanı örnek edinerek ona benzemeye çalışır. Bu yüzden insanlara egemen olan kişi cahil ve kötü biriyse, o zaman çocuklarının, genç nesillerinin, izleyicilerinin onları taklit etmeleri kaçınılmaz olur.
O halde nefsin gücünün farklılık arz etmesinin nedeni, insanların yönetimlerinin ve faziletlerinin farklılık göstermesinden kaynaklanır. Hayır veya şerrin galip gelmesinden de nefs-i natıka’nın gücünün değişiklik göstermesi doğar.
Nefs-i natıka, hayırlı ve erdemli olduğunda diğer iki nefse de galip gelir. O zaman kişi iyi, adil ve güzel davranışlı olur. Nefs-i natıka kötü olup diğer iki nefsi ihmal edip salıverdiğinde kişi de kötü, pis bir cahil olur.
Bu nedenle insanın düşünce gücünü kullanması, ahlakını ayıklaması, iyi huylarını, güzel davranışlarını belirleyip koruması, kötü ve çirkin olan huylarını da terk etmesi, kendini iyilere benzetmeye çalışması, kötülerin alışkanlıklarından da kesinlikle uzaklaşması gerekir. Bunu yaptığı zaman insanlık erdemini gerçekleştirmiş ve özden gelen örnek önderliği de hak etmiş olur.
Mekarimul Ahlak – Muhyiddin Ibn Arabi





